15
Kasım

Sağlık Tansiyonumuz kaç olmalı ve Tansiyon Aletleri

Yazan: Alparslan  |  Kategori: Sağlık  |  Okunma: 6.080 views
Tansiyon Nedir? Tansiyon Nasıl Ölçülür? Tansiyon Nasıl Düşürülür? Tansiyon Hakkında Herşey

Tansiyon Nedir? Tansiyon Nasıl Ölçülür? Tansiyon Nasıl Düşürülür? Tansiyon Hakkında Herşey

Tansiyon yani kan basıncımızla ilgili yanlış doğru herkes birşeyler söyler. Normal şartlarda tansiyonumuzun 12-8 gibi bir değerde olması lazımdır. Tansiyonumuz kaça çıkarsa tehlikelidir? Tansiyonumuz kaça düşerse Tehlikelidir? Tansiyon Neden yükselir? Tansiyon nasıl düşer? gibi sorular işte, kahvehanede, Evde sürekli bahislere konu olur. Limon içsin, tuzlu ayran içsin vs gibi tedavilerde üretilir. Bu konuda Uzmanından görüş öğrenmek en güzeli. Aşağıdaki yazı bu konuda sizi bilgilendirmek üzere hazırlanmıştır.

Hastaların azımsanmayacak kadar büyük bir çoğunluğu kan basıncının yüksek olduğunun farkında değildir. Bu durum mortalite ve morbiditenin artmasına neden olmaktadır. Tuz tüketiminin fazla olduğu toplumlarda kan basıncı yüksekliği de daha sık görülür. Türkiye’de yapılan Salturk çalışmasıyla bir kişini ortalama 18 g /gün tuz aldığı saptanmıştır. Oysa alınması gereken günlük tuz miktarı en fazla 6 g olmalıdır.

Kaça çıkarsa tehlikeli?

JNC (joint national committee)’ye göre 140/90 mmHg üzeri hipertansiyon olarak kabul edilmektedir. Avrupa Hipertansiyon Cemiyeti’ne (AHA) göre ise tansiyon sınıflaması daha ayrıntılı olarak alınmıştır. Ev ölçümleri için hipertansiyon sınırı 135/85 mmHg , 24 saatlik kan basıncı takibinde ise sınır 125/80 mmHg olarak belirlenmiştir. Sistolik (büyük) tansiyonun 140 mmHg üzerinde, diastolik (küçük) tansiyonun ise 90 mmHg altında olduğu duruma ise izole sistolik hipertansiyon denmektedir. Malign hipertansiyon tanımı papil (göz dibi) ödemi akciğer ödemi bayılma ile giden bir kliniği tanımlar.

Belirtileri nelerdir?

Hastaların önemli bir kısmında herhangi bir belirti yoktur. Bazen tek belirti ölçülen kan basıncının yüksek gelmesidir. Bazı hastalarda karşılaşılan en önemli belirtilerbaş ağrısı çarpıntı nefes darlığı halsizlik bulantı kusma baş dönmesi şeklindedir. Uzun süren kontrol edilmeyen hipertansiyon ancak hedef organ hasarlarıyla kendini belli eder. Bu organlar beyin, kalp, böbrek, retina ve kan damarlarıdır. Bu organlara ait bulgular ve hastalıklar böbrek yetmezliği proteinüri, damarlarda anevrizma (anormal genişleme), tıkanma, inme ensefalopati, kalp damar hastalığı, kalp krizi ve kalp yetmezliği şeklinde görülür.

Nedenleri nelerdir?

Hipertansiyonun nedeni % 90-95 bilinmemektedir, % 5- 10′luk kısımda ise bir nedene bağlı (sekonder) hipertansiyon söz konusudur…

Hangi durumlarda sekonder hipertansiyonu düşünmek gerekir?

Yaş, öykü, fizik inceleme, laboratuar bulguları sekonder bir neden düşündürüyorsaKan basıncı ilaca zor cevap veriyorsa İyi kontrol edilmiş tansiyon birden kontrolden çıkıp yükselmeye başlıyorsa Hedef organ hasarı varsa,Kan basıncı >180/110 mmHg isesekonder hipertansiyonu düşünmek gerekir. Hipertansif hastanın değerlendirilmesi…

Bu durumda 3 hususa dikkat etmek gerekir…

1 – Hipertansiyon yaratan sekonder bir neden araştırmalı

2 – Hedef organ hasarı ve eşlik eden hastalık bakılmalı

3 – Diğer kardiovasküler risk faktörleri değerlendirilmelidir

Tansiyon nasıl ölçülmelidir?

Tansiyon ölçümünde;
¦Kişi gevşemiş bir pozisyonda rahat olmalı
¦Yarım saat öncesinde kafein almamış, bir şey yememiş olmalı
¦Sigara içmemiş olmalı
¦Ölçümden önce en az 5 dakika istirahat etmeli
¦Koldan tüm giysiler çıkarılmalı
¦2 dakika aralıklarla 2 veya daha fazla ölçüm yapılmalı
¦Kullanılan cihazın boyutları uygun olmalı

Tansiyon Aletleri

Tansiyon aletleri konusunda piyasada birçok ürün bulabilirsiniz. Elle ölçülen yöntemi tasvip edenler çok olmakla birlikte bilekten yada koldan ölçen elektronik ölçümler yapan tansiyon ölçerler vardır.

Tedavisi nasıl olmalıdır?

Tedavideki temel hedef mortalite (ölüm) ve morbidite (sakatlık) oranlarını azaltmaktır. Hedef 140/80 mmHg altı olmalı; eğer böbrek hastalığı ya da diyabet mevcutsa bu durumda 130/80 mmHg altı hedef alınmalıdır.Hipertansiyon ciddi ama tedavi edilebilir bir hastalıktır. Tedavi edilmezse kalp, beyin, böbrek, göz gibi organlarda istenmeyen durumlara sebep olabilir, tedavisi ömür boyu sürmelidir, İlacı sadece bulgular ortaya çıktığı zaman değil sürekli kullanılması gerekmektedir.Kan basıncı düşünce ya da şikayetler kaybolunca tedavinin bırakılmaması gerektiği unutulmamalıdır.İlaçların bağımlılık yapmayacağı, genel önlemlere uyulmazsa ilaçların yetersiz geleceği eğer hasta üzerine düşen görevleri yapmazsa doktor doktor gezmesinin ona hiçbir fayda sağlamayacağı anlatılmalıdır

Non farmakolojik (ilaç dışı) tedavi : Yaşam tarzı değişikliği, tuz alımının kısıtlanması, ideal kiloya ulaşma, fizik aktivite artışı, sigarayı bırakmak, aşırı alkol tüketimini önlemek, diyeti düzenlemek, sık sık günde 5-6 öğün ama az miktarda yemek yemek, potasyumdan kalsiyumdan zengin besinler tüketmek, doymuş yağdan fakir diyet almak ilaç dışındaki tedavi yöntemlerinin temel prensipleridir.

Non-farmakolojik tedavilerin tansiyonu düşürme oranları ise şu şekildedir:

Kilo verme: 5- 20 mmHg (sistolik)

Sebze-meyve ağırlıklı beslenme: 8- 14 mmHg (sistolik)

Tuz kısıtlama: 5-10 mmHg (sistolik)

Fizik aktivite: 4- 8 mmHg (sistolik)

Alkol alımını kısıtlama: 2- 4 mmHg (sistolik)

İlaç (farmakolojik tedavi) : Hastanın yaşına eşlik eden diğer hastalıklarına uygun değişik grup ilaçlar ile hekim hipertansiyonu tedavi etmeye çalışır. Yapılan çalışmalarda en az 2- 3 ilacın gerektiği belirlenmiştir. İlaç kullanmaya rağmen tansiyonda düşme sağlanamazsa buna dirençli hipertansiyon denir. Bu durumda ilaç kullanmak en azından kardiovasküler mortalite ve morbiditeyi azaltmaktadır.

 Yazının Etiketleri  

Yorum yapın